KDV 30 Yaşında

1985 yılında, Türkiye’de uygulanan dolaylı vergiler alanında reform olarak nitelendirilebilecek bir gelişme yaşanmıştı.

O güne kadar bazı mal ve hizmetlerin ithalatı, üretimi veya tüketimiyle ilgili olarak farklı safh alarda uygulanan 8 tane dolaylı vergi kaldırılmış, bunun yerine ithalat veya imalattan tüketiciye sunuma kadar her aşamada uygulanmak üzere katma değer vergisi (KDV) yürürlüğe konulmuştu.

25 Ekim 1985 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce kabul edilen 3065 sayılı KDV Kanunu, 2 Kasım 1985 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış, 1 Ocak 1985 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştü. Kanunun yayımı ile yürürlüğe girmesi arasındaki iki aya yakın süre içerisinde 3 adet Bakanlar Kurulu Kararı, 9 adet genel tebliğ yayımlanmıştı. Maliye Bakanlığı ile sivil toplum kuruluşlarının ve üniversitelerin işbirliği sonucu gerçekleştirilen toplantılar, basın-yayın organlarında yer alan haber ve yorumlarla bu vergi kısa sürede etkin bir şekilde halka tanıtılmıştı.

KDV’nin başarısı belge düzeninin yerleşmesine bağlı olduğundan, bu dönemde Vergi Usul Kanunu’nda bir dizi düzenleme yapılmış, ayrıca 3100 sayılı Kanun’la perakendecilere yazar kasa kullanma zorunluluğu getirilmişti. Alış verişlerde belge istenmesini teşvik etmek amacıyla da ücretlilere vergi iadesi sistemi kurulmuştu.

KDV mevzuatında gelişme
Başlangıçta 63 esas, 5 geçici maddeden oluşan KDV Kanunu’nda zaman içinde birçok değişiklik yapılmıştır. Ekonomik, mali, sosyal ve siyasal gelişmeler nedeniyle veya uygulamadaki sorunları aşmak amacıyla çıkarılan 55 ayrı kanunla, KDV Kanunu’na hüküm eklenmiş ya da çıkarılmış veya değişiklik yapılmıştır. Örneğin KDV Kanunu’nun 17. maddesinin 4. fıkrasında (h) bendine kadar 8 bent varken, (z) bendine kadar 16 bent eklenmiş, geçici madde sayısı 5’den 35’e çıkmıştır. Bu arada ikincil mevzuat da sürekli genişlemiştir. Çoğunluğu oranlarla ilgili olmak üzere KDV uygulamasına ilişkin 73 adet Bakanlar Kurulu Kararı yayımlanmıştır. 2014 yılına kadar çıkarılan 123 adet tebliğ KDV Uygulama Genel Tebliği’nde birleştirilmiş, bu tebliğle ilgili olarak da 3 adet değişiklik tebliği yayımlanmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığı KDV uygulamasına yön vermek amacıyla 68 iç genelge, 14 genel yazı, 67 sirküler yayınlamıştır.

KDV oranlarında değişim
Başlangıçta %10’luk genel KDV oranı ile temel gıda maddeleri için sıfır olmak üzere iki oranla KDV uygulamasına geçilmişti. Bir yıl sonra %0, %1 ve %5 olmak üzere indirimli oran sayısı üçe çıktı. 1988 yılında genel oran %12’ye yükseltildi, indirimli oranlara %8 oranı eklendi ve ilk defa %15’lik yükseltilmiş oran uygulamasına başlandı.

Zaman içerisinde genel oran %11, %12, %15, %17 olarak uygulandıktan sonra 15/5/2001 tarihinde %18 olarak bugünkü orana getirildi. İndirimli oranlarda da çeşitli değişikliklerden sonra 1/11/1993 tarihinde bugün geçerli olan %1 ve %8’lik oranlar yürürlüğe girdi. Yükseltilmiş oranlar ise %13, %13,5, %15, %20, %23, %25, %26 ve %40 olarak devam etmekte iken, 2002 yılında ÖTV’nin yürürlüğe girmesiyle yükseltilmiş KDV uygulamasına son verildi. KDV oranlarının seyrine ilişkin tablo aşağıda yer almaktadır.

Hasılat etkisi
Yürürlüğe girdiği 1985 yılında KDV hasılatı, toplam vergi gelirleri hasılatının %25’ini oluşturmuştu. Bu oran dönemler itibariyle %34’e kadar çıkmış, fakat hiçbir zaman başlangıçtaki %25 oranının altına düşmemiştir. 2000 yılından sonra KDV hasılatı, sürekli olarak vergi gelirlerinin %30’unun üzerinde gerçekleşmektedir. 2014 yılı bütçe rakamlarına göre; 66.124 milyonu yurt içinden, 64.413 milyonu ithalattan olmak üzere toplam 130.538 milyon liraya ulaşan KDV hasılatı, 401.683 milyon liralık vergi gelirleri tahsilatının %32.5’ini oluşturmaktadır.1

Avrupa Birliği’nin ortak vergisi olarak öngörülen ve ülkemizde 1985 yılında yürürlüğe giren KDV uygulamasında zaman içerisinde köklü değişiklikler de yapılmıştır. Başta tevkifat sistemi, müteselsil sorumluluk uygulaması, KDV iadelerinde otomasyona gidilmesi, risk analizi uygulaması gibi vergi güvenliğine yönelik düzenlemelerle birlikte, belli güvenlik kriterlerini sağlamış mükellefl er için hızlandırılmış iade sistemi, indirimli teminat uygulanması gibi kolaylıklar da sağlanmıştır.

Bu arada belge düzeninin yerleşmesi amacıyla getirilen vergi iadesi sistemi, beklenilen faydayı sağlamanın ötesinde gerçek dışı belge düzenleme ve kullanmaya doğru evrildiği için kaldırılmış, bunun yerine gelir idaresinin teknolojik altyapısı güçlendirilmek suretiyle beyanname ve bildirimlerin elektronik ortamda alınmasına, elektronik kayıt ve belge düzeni kurulmasına ilişkin çalışmalara önem verilmiştir.

30. yılında KDV’nin, bütçeye yüksek hasılat sağlamasının yanında vergisel alandaki gelişmelerde de öncü rol oynayan ve birçok ülkenin örnek aldığı bir vergi konumuna geldiğini görüyoruz.

Kaynak: http://www.dunya.com/kdv-30-yasinda-161702yy.htm

Sosyal Medya'da Paylaş
Facebook Yorumları